Öne çıkarılan yazı

SEHiRLERE GÖRE TRAVESTi ADRESLERi trv nedir?

Türk travesti adresleri sehirlere göre ayarlanmis tir tikla gör.

travestiAnkara travestileri | Istanbul-Avrupa Yakasi travestileri | Istanbul-Anadolu Yakasi travestileri | Izmir travestileri | Antalya travestileri | Adana travestileri | Sakarya travestileri | Bursa travestileri | Bolu travestileri | Marmaris travestileri |  Kusadasi travestileri | Bodrum travestileri | Elazig travestileri | Erzurum travestileri | Hatay travestileri | Samsun travestileri | Diyarbakir travestileri | Eskisehir travestileri | Çanakkale travestileri | Gaziantep travestileri | Kayseri travestileri | Konya travestileri |  Mersin travestileri | Denizli travestileri | Tekirdag travestileri | Balikesir travestileri | Kocaeli travestileri | Alanya travestileri | Amasya travestileri | Düzce travestileri | Ordu travestileri | Aydin travestileri | Van travestileri | Sivas travestileri | Fethiye travestileri | Urfa travestileri | Kahramanmaras travestileri | Urfa travestileri | travesti |

Üstteki linklere tiklayarak arz ve talebe uygun ve amacina uygun olan siteleri kentlere göre tiklayarak mdellerimizi görebilirsiniz iclal.

Yaşam kalitesi

Kabul edelim ki, artık yaşantımızı teknoloji ve teknolojik ürünler yönetiyor.

Geçmiş yüzyıllara benzemeyen bambaşka bir çağda yaşıyoruz. Yaşam kalitemizi yine bizlerin yarattığı teknoloji, tasarım ve hız belirliyor, yönlendiriyor. Bu kullandığımız bilgisayarlardan telefonlara iş yaşantımızda da böyle temizlikten bakıma, spordan güzelliğe özel yaşantımızda da. Spor yaparken hatta diş fırçalarken bile yaşamın temposunu yakalamak için hızlı olmak, her bir detayı kontrol etmek zorundayız. Teknolojinin ve hızın içine doğan genç kuşak biraz da bu yüzden yaşamını çok daha iyi yönetiyor. Oysa çoğumuz akıllı telefon kullanmakta, bilgisayar kullanmakta zorlanıyor ya da yanlış kullanıyoruz. Gerçi bu konuda travesti bireyler oldukça uzmanlar. Teknoloji bazen yaşam kalitemizi artırmak yerine başımızı belaya sokmaya yarıyor. İnternette duyduğumuz her şeyi gerçek sanmak yaptığımız en büyük yanlışlardan birisidir. İnsanlar “daha iyi” yaşamak için o kadar çok çalışıyorlar ve o kadar meşguller ki, yaşamaya zamanları kalmıyor. Bu çaba ve hırs belki de hiçbir çağda yaşadığımız çağdaki kadar kendi amacını aşmadı. Stanford Üniversitesinde psikoloji dersleri veren Amerika Psikoloji Derneği Başkanı Dr. Philip Zimbardo kendi toplumunun bu kıskaç içindeki durumunu bakın nasıl anlatıyor:”Amerikalılar, zaman dengesinden yoksun bir ulus; sürekli bir ‘zaman sıkışıklığı’ içine hapsolmuş durumdalar. Amerikalılar, giderek daha meşgul olduklarından telaşlı hayatlarında gereken her şeyi yapmak için yeterli zamanları olmamasından yakınıyorlar. Evlerimizde bize zaman kazandıran bütün o araçlara ve hizmetlere karşın, eskisine göre çok daha fazla ve çok daha uzun süre, durup dinlenmek nedir bilmeden çalışıyoruz. Böylece bir şeyi beklemek zorunda kaldığımızda sinirleniyor, bizi bekletenlere sinir oluyoruz. Upuzun yapılacak işler listemizdeki maddeleri tamamlamak için ibadethanelere gitmek, aile toplantılarına katılmak ve arkadaşlarla bir araya gelip gevşemek gibi ‘gerekli olmayan’ etkinliklerden kesinti yapıyoruz. İşi artık eve değil, yola bile taşıyoruz, çünkü hedeflerimize ulaşmak, başarılı olmak için verimli olmak zorundayız…” Gerçekten teknoloji bu kadar çok lazım mı bizlere yoksa biz mi abartıyoruz yaşamak denilen bu basit olayı. Şahsen ben olayın içinde çıkamadım. Birkaç travesti bireye konuyu açtığımda aldığım cevaplar benzerdi. Teknoloji şart dediler. Peki ama ya değilse yani eski yöntemler yaşam kalitemizi artırmaya yeterli ise o zaman biraz denemek ve karar vermek gerekiyor. Mesela Muğla travestilerinde bir grup İstanbul travestisi bir grup ile birlikte yanlarına sadece çadırlarını alarak teknolojiden uzak bir alana kamp kurdular. Kısa bir süre her şey yolunda gitti. Ama sonrasında gelişen olaylardan haberdar olma eğilimi ağır bastı ve tatili yarıda kesip şehrin kalabalık gürültüsüne geri döndüler. Demek ki alışkanlıklarımızdan kurtulmak konusunda başarılı olamıyoruz. Sevgilerimle travesti İclal.

Spor yaparken kalbinizi dinleyin

Sabah sporu sırasında kalp krizi geçirip aramızdan ayrılan ünlü iş adamından sonra daha bir korkar oldum spor yapmaktan. Egzersiz yaparken bedenimizde pek çok biyokimyasal hareketlilik gerçekleşir. Sınırlarımızı zorladığımızdaysa bu kimyasallar uyarı sinyallerine dönüşür. Vücudumuzda sirenler çalarken, ‘Acı yoksa gelişme de yok’ deyip çalışmaya devam etmek her zaman doğru karar olmayabilir. Mesela bazen spor esnasında garip bir titreme hissedersiniz, titremeye sebep olabilecek birkaç ihtimal mevcut. Bunlardan birincisi yorgun olmanızdır. Mesajı ise sınırları zorlamaya endişelenmenize gerek yok. Kan şekeriniz düşmüşse ya da çok yorgunsanız spora hemen ara vermelisiniz. Kan şekerinizin düşmemesi için egzersiz öncesi yemek yemiş olun. Tam bir öğün tüketimini egzersize başlamadan 4 saat, hafif atıştırmayı ise 1-2 saat öncesinde yapmaya dikkat edin.  Aynı zamanda protein ve karbonhidrat içerikli gıdalar öncelikli tercihiniz olsun. Titreme değil de aniden başınız dönmeye başladıysa, vertigo ya da ani su kaybı ile karşı karşıya kalmış olabilirsiniz. Uzmanlar spor esnasında su içmeyin diye uyarıyorlar ama ya çok terlemiş ve suyu tüketmişseniz kısacası vücudunuzun suya ihtiyacı varsa? Hemen egzersizi durdurun ve su için. Sıkıntınız iç kulakla ilgili bir rahatsızlık olan Vertigo ise bir fizik terapistle çalışmanız gerekebilir. Eğer sağlığınız normalse ve egzersiz sırasında ortaya çıkan baş dönmesi birkaç dakikadan uzun sürüyorsa hemen doktorunuzu arayın, kalple ilgili bir sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz. Yok şekerim ne gezer biz de öyle hazır doktor dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız güzel travesti dostlarım bizim öyle hazırda bekleyen doktorlarımız yok tabi Bursa travestilerinden bir dostumuz hariç o bu sıralar bir doktorla birlikte olduğu için yirmi dört saat doktor gözetimindeymiş. Neyse aile hekiminize başvurabilirsiniz diye düzeltiyorum. Her birimizin zaman zaman mide yanması yaşaması normal kabul ediliyor. Bazılarımız da hazımla ilgili problem yaşamadığı halde sadece egzersiz sırasında mide yanmasını deneyimleyebilir. Egzersizin başlamasına yakın tüketilen yeme-içme tercihleri ve bazı haplar buna sebebiyet verebilir. Egzersiz sırasında küçük yudumlar halinde su tüketin. Çalışmaya başlamak için yemeğin yoğunluğuna bağlı olarak birkaç saat geçmiş olmasına dikkat edin. Eğer nefesleriniz kısaysa ve göğüste ağrı yaşıyorsanız dediğim gibi spora ara verip aile hekimine danışın zaten o sizi mutlaka bir kalp doktoruna yönlendirecektir. Kalp şakaya gelmez sakın bu söylediklerimi ihmal edeyim spora devam edeyim demeyin. Her şeyin başı sağlık sevgilerimle travesti iclal.

 Halo etkisi

Bir kisiyi ilk kez gördügünüzde hemen onun hakkinda kafanizda bir yorum yaparsiniz. Bu ilk izlenime halo etkisi deniliyor. Jestler, mimikler, beden hareketi, eli nasil siktiginiz ilk izlenimlerin olusmasina yardimci oluyor. Bir kisiyi ilk gördügünüzde edindiginiz anlik izlenimin, o kisiyi degerlendirmemizde bazen dogru bazen ise yanlis bir anahtar oluyor. Baska bir deyisle, halo etkisi, ilk izlenimlerin diger kisiyi algilamada önemli bir referans noktasi olusturmasi anlamina geliyor. Eger bir kisiyi ilk kez çok bilgili bir insan olarak algilamissak, bu önyargimiz o kisinin diger bütün iliskilerinde de degerlendirme ölçütü oluyor. Yeni bilgiler edinmedikçe, o kisiyi hep bilgili olarak görmeyi sürdürme ihtimali yüksek oluyor. Eger karsinizdaki kisiye ilk görüste olumsuz bir puan vermisseniz ayni zamanda tekrara arti puan vermeniz de zorlasiyor. Örnegin birisi ile tanisiyorsunuz, ancak yeni tanistiginiz için bu kisinin kusurlari ya da kötü davranislari hakkinda bilginiz yok. Ilk izlenimi sizde olumlu ise, bu tanistiginiz kisinin daha sonraki kötü davranislarinda bile onu savunmaya çalisirsaniz, o zaman halo etkisinin altindasiniz demektir. Ben bu halo etkisine takis durumdayim bu aralar bana biraz Nasreddin Hoca’nin ‘ye kürküm ye’ fikrasini animsatiyor. Üstünüz basiniz dogru düzgün, konusmaniz etkili degilse ne kadar zeki, kültürlü olursaniz olun o ilk etkiyi silmeniz mümkün olmuyor yani her sey o ilk ana kilitlenip kaliyor. Mesela bir doktorun hep akilli oldugunu düsünürüz ama doktor oldugunu bilmeden önce onun sadece dis görünüsüne odaklanir ve hakkinda yorumlar yapariz. Bazen bu kafamizin içindeki yorumlar çok acimasiz bile olabilir. Her güzeli iyi insan sanmak, her yakisikliyi adam sanmak da bu halo etkisinden olsa gerek travesti bir birey sirf dis görünüsü adama benziyor diye bir adama gönül vermis ama adam bildigin odun çikmis. Oysa o hala halo etkisi ile adami övmeye devam ediyor. Bu olayi Adana travestilerinden yakin bir arkadasi ile paylasinca arkadasi objektif bir gözle adami degerlendirmeye tabi tutmus ve aci gerçegi bizim travesti bireyin yüzüne söyleyivermis. Kabul etmesi zor olsa da halo etkisinden kurtulmak için her zaman bir üçüncü göze ihtiyaç vardir. Sevgilerimle travesti Iclal.

Topraktan gelen nimet

Zeka geninin çocuklara anneden geçtigini bilmeyen kalmadi. Bu haber erkeklerin biraz canini siksa da bilimden gelen acitmaz demekle yetiniyorum. Zeka ayni zamanda insanin yetistigi ortamla da alakalidir. Bu konu üzerine Ingiltere’de yapilan bir arastirma toprakla ugrasmanin yani meyve sebze yetistirmenin de zekayi olumlu yönde etkiledigi gerçegini ortay koymus. Desenize bizim en akillilarimiz yine köylülerimiz çiftçi milletin efendisi olmasin da ne yapsin bu durumda. Bag bahçe ile ugrasan travesti dostlarimiz varsa ne mutlu onlarla hem güzel bir isle ugrasip bütün negatif enerjilerinden kurtuluyorlar hem de çok daha zeki insanlar haline geliyorlar. Bu haberi okuduktan sonra benim de söyle küçük bir bahçe alip ekip biçesim geldi dermisim. . Toprak vücuttaki tüm negatif enerjileri alarak, çocuklarin ve yetiskinlerin daha saglikli ve akilci olmasina neden oluyor. Buna paralel olarak, yetistirdikleri çiçek, meyve veya sebze olsun, büyüdügünü ve filiz verdigini görmek onlari daha üretken daha kendine öz güvenli hale getiriyor. Aslinda söyle Izmir ya da Mugla taraflarinda bir zeytinligim olsa o bile bana yetecek bu yaz Mugla ve Bodrum travestilerini ziyaret ettigimde hepsinin balkonunda küçük bir tarla oldugunu gördüm. Bu çok hosuma gitti. Biz millet olarak topragi ekmeyi biçmeyi seven insanlariz sanirim o yüzden de zeki oluyoruz. Haftada en az iki defa çiplak ayakla toprak üzerinde yürümek saglik için çok önemli. Bu imkâni yaratamayanlar için de saksi çiçekleriyle ugrasmak bir diger yöntem. Böylece vücudumuzdaki elektromanyetik yükü ayaklarimiz veya ellerimiz vasitasiyla bosaltmis oluyoruz. Bir diger önemli noktanin evin elektrik tesisatindaki toprak hatti… Toprak hat disindaki tesisatlar elektronik cihazlarin ömrünü kisaltiyor ve elektromanyetik dalgalari daha fazla açiga çikariyor. Toprak üzerinde ayakkabi veya çorap ile degil çiplak ayakla dolasmak gerekiyor. Elektromanyetik dalgalarin zararini en aza indirgemek için özellikle toprakla ugrasmak gerekiyor. Vücudun enerji dolasiminda büyük rolü olan çakra noktalari da bu dalgalardan olumsuz etkileniyor. Çakralarin elektromanyetik dalgalar nedeniyle kesintiye ugrayarak enerji kanallarinin da normal isleyisini kaybediyor. Bu nedenle topraga basmayan insanlar daha sik hasta oluyorlar özellikle de ruhsal çöküntülere açik hale geliyorlar.

Zihin kontrolü

Normal sartlarda zihnimizi kendimiz kontrol ederiz. Düsünür, karar verir ve uygulariz… Peki ya anormal sartlarda bu durum nasil olur? Yogun duygu karmasasi sirasinda zihninizin kontrolü hala sizin elinizde midir yoksa duygularinizin mi? Size bu konuyla ilgili gerçek bir hikaye aktarmak istiyorum. Okudugumda zihnim konusunda ben çok endiselendim bakalim siz travesti bireyleri nasil etkileyecek.

“Ünlü okçu, bölgenin okçuluk yarismasini kazandiktan sonra, okçulukta çok iyi oldugu konusunda methini duydugu Zen ustasina gider. “Bu sehrin en iyisi senmissin, öyle dediler. Ve iyi bir okçu olmak için manastira girmissin. Ben bu bölgenin sampiyonuyum ama ne manastira girdim, ne de egitim aldim ve yine de bölgedeki en iyi okçusu olmayi basardim. Merak ediyorum; atis yapmayi ögrenmek için rahip olman gerekli miydi?”“Hayir” diye cevaplar rahip. Cevaptan tatmin olmayan genç okçu, okunu yaya yerlestirip uzaktaki bir kiraz agacinin üstündeki kirazi hedef alir ve tek atista oku ile kirazi daldan asagiya indirir. Gururla Zen ustasina döner ve gülümseyerek, “kendini yalnizca teknige adasaydin zamandan kazanmis olurdun, mesela su yaptigimi yapabilecegini hiç zannetmiyorum” der, kiraz agacini göstererek. Zen rahip sessizce yayini alir ve yakindaki bir daga dogru yavas yavas yürür. Yolda çürümüs ipleri olan eski bir köprüyle geçilebilen bir uçurum vardir. Zen ustasi bu eski köprünün ortasina gider, yayini alir ve okunu yerlestirerek uçurumun uzak bölümündeki agaca nisanlar ve hedefi vurur. Okçunun yanina geri döner ve “simdi sira senin” der. Ünlü okçu köprünün yanina geldiginde çürümüs iplerin kopmasindan ve uçurumdan asagiya düsmekten korkar. Uçurumdan asagi dehset içerisinde bakar ve o tedirginlikle yayini gerer, okunu atar. Ancak oku degil hedefi vurmayi, hedeften çok uzagina düser.“Simdi sorunu tekrar yanitliyorum” der Zen ustasi okçuya. “Hayir, manastira girmem gerekli degildi ama zihne hükmedebilme disiplini çok degerliydi. Sen elindeki ok ile çalisarak büyük bir yetenek sergileyebilirsin, ancak oku kullanan zihnine hükmedemezsen çok da fazla ileri gidemezsin…”

Insanin en büyük becerisi sanirim zihnini kendi kontrolü altina alabilmesiymis. Adana travestilerinden Askin zihin kontrolü üzerine bir egitim almis ve ilk derste hocasi ona bu hikayeyi anlatmis ben de ondan müsaade alarak size aktardim. Sanirim siz de etkilendiniz. Ilk firsatta bu egitimlere gitmeye karar verdin belki bana eslik edecek travesti bireyler bulabilirim. Sevgiyle kalin travesti iclal.

Yilin son gününde beslenme

Yillar belli bir yastan sonra sanki uçarak degisiyor. Yine koca bir yili arkamizda biraktik o zaman klasik olacak ama hos geldin yeni yil demek istiyorum.

Peki yeni yil gecesi için hazir miyiz tabi alis verisler yapildi, hediyeler alindi travesti dostlarla güzel bir aksam geçirmek için randevu verildi. Geldi yeni yilda ne yiyecegimize bizim adetlerimize göre yeni yil da hindi yemek zorunlulugu yok ama eminim her lokanta menüsünde hindi eti olacak. Ama biz bu geceye bir gün önce ilik dus alip erken yatarak hazirlandik. Uykumuzu aldik zira gece uzun olabilir. Zaten normal günlerde de en az yedi saat uyumaya dikkat edelim. Ben bu yil Bodrum’dan gelen travesti dostlarimla çok sik bir mekanda yemek yiyecegim. Belki bize gecenin ilerleyen saatlerinden Istanbul Avcilar, Beylikdüzü, Sariyer travestileri de eslik edebilirler. Gelelim yilin son günü hazirligina, güne yarim limon sikilmis bir bardak suyu içerek baslamaliyiz. Bu sekilde sindirim sisteminizi çalistirmak daha kolaylasir.“Aksam nasilsa çok yiyecegim” düsüncesiyle yapilacak en büyük hata günün en önemli ögünü olan kahvaltiyi atlamaktir. Mutlaka kahvaltida bir dilim tam tahilli ekmek, iki kasik lor peynir veya iki parmak kalinliginda az yagli peynir ve bol dereotu, maydanoz, roka gibi sebzelerin bulundugu ögün tüketilmelidir. Gün içerisinde en az üç litre sivi alimina dikkat edilmelidir. Bitki Çaylari, günlük su ihtiyacinin belli bir bölümünü karsilamaya yardimci olur. Ögün atlamamali mutlaka 2-3 saat araliklar ile hacim olarak küçük ama besin ögeleri bakimindan kaliteli ara ögünler tüketmelisiniz. Bu ara ögüne yesil çayin eslik etmesini sagladiginiz takdirde metabolizmanizi canli tutarsiniz. Yilbasi sofralari her zaman sölen yemegi gibi hazirlanir. Bu sofrada istediginiz her seyi bulabilmeniz mümkün oldugu gibi dogru tercihleri belirlemeniz de mümkündür. Bu noktada temel prensip et grubu, süt grubu, sebze – meyve grubu, tahil grubu içerisindeki besinleri bilerek her besin grubundan dogru alternatifleri seçmek olmalidir.

Et grubu besinler, kirmizi et, tavuk veya hindi, deniz ürünleri olarak degerlendirilir. Izgara, firinda, haslama veya bugulama yöntemleri ile pisirilmis besinleri seçmeniz, hindi veya tavuk yiyecekseniz beyaz kisimlarini derisiz olarak tüketmeniz uygun seçim olacaktir. Yilbasi masalarinda siklikla bulunan salam, sosis gibi sarküteri ürünlerinden ise uzak durmalisiniz. Saglikli ve güzel bir gece geçirmeniz dilegiyle travesti iclal hepinizin yeni yilini kutluyor.

Uzun ömür noktasi

Masajin gücüne sizlerde benim gibi inaniyorsaniz eminim siklikla masaj salonlarina gidiyorsunuzdur. Bugün ben saglik hakkinda yayinlanan bir makalede insan vücudunda bir noktanin tipki bilgisayarlardaki yeniden baslat butonu gibi hücreleri ve organlari yeniledigini ögrendim. Babasindan miras olarak çok degerli bir bilgi alan Zu San Li hakkinda bir Japon efsanesi vardir: “uzun ömür noktasi” veya “yüz hastaligin noktasi”.Babasinin tavsiyesine uyarak Zu San Li her gün bu noktaya masaj yapmis ve onlarca imparatorun dogumuna ve ölümüne sahit olacak kadar yasamis. Bu noktaya masaj yapmak, Kan basincinin dengelenmesi, insülin, glikoz seviyelerinin dengelenmesi, vücuttaki inflamasyonun azaltilmasi, Bagisiklik sisteminin düzenlenmesi gibi pek çok konuda bize iyi geliyormus.

Peki bu noktayi nasil kesfedecegiz? Tabi bu konuyu da anlatacagim merak etmeyin sevgili travesti dostlarim için buradayim ve her sey sizin daha saglikli ve daha mutlu olmaniz için. Bu noktayi dogru tespit edebilmek için elinizi parmaklariniz asagiya gelecek sekilde ayni dizinizin üstüne yerlestirin. Avuç içiniz dizinizi kaplasin. Örnegin sag eliniz sag dizinizin üstünde olsun. Zu San Li küçük parmaginiz ile yüzük parmaginizin tirnagi arasindaki noktadir. Eger bu sekilde dogru noktayi bulamiyorsaniz yere oturup dizlerinizi kendinize çekin. Ayaklariniz hala yerde olsun. Dizinizin altinda daha yüksek bir alan fark edeceksiniz, parmaginizi onun üzerine koyup hafifçe bastirin. Iste bu nokta Zu San Li noktasidir.

Bu masaj sabah saatlerinde, ögle yemeginden önce yapildiginda daha etkilidir. Her diz için saat yönünde dairesel hareketlerle (parmaginizi yavasça bastirarak ve bastirdiginiz noktada bir süre kalarak) yaklasik on dakika kadar yapilmalidir. Baslamadan önce sakin nefesler alip vererek ve hislerinize konsantre  olarak kendinizi sakinlestirin. Masaji oturur pozisyonda yapin. Mümkün oldugunca masaja konsantre olun ve sifa sürecinin baslamasina izin verin. Bu masaji günde iki kez uygulayan Sakarya travestilerinden Beril gerçekten ise yaradigini bana telefon açarak söyledi sahsen ben de yapiyorum ama sadece günde bir kez yapabiliyorum belki de benim de sayiyi arttirmam gerekiyor. Bu masajin uyarici bir etkisi vardir. Aksamlari Zu San Li noktasina saat yönünün tersine masaj yapanlarin haftada 400-500 gr kilo verdikleri de söyleniyor. Benim kilo sorunum yok tabi ama kilo problemi olan travesti dostlarima iyi gelmesini umuyorum. Saygilarimla travesti iclal.

Kapari çayi

Kapari bitkisi ülkemizde bol miktarda yetisir fakat buna ragmen ben dahil pek çok insan bu bitkiden elde edilen çayin yaralarindan bihaberdir. Pamukkale Üniversitesi(PAÜ) tarafindan yapilan çalismalarda, konsantre kapari çayi verilen MS hastasi farelerin yüzde 80 oraninda iyilestirildigi belirlendi. MS hastaligi, beyindeki ve omurilikteki sinirlerin yipranmasi ve bozulmasiyla ortaya çikan, görmede bulaniklik, geçici görme kaybi, kolda veya bacakta güçsüzlük, yürüyüste dengesizlik, ellerde titreme, konusmada bozukluk gibi belirtiler gösteren, bagisiklik sisteminden kaynaklanan ve dogrudan merkezi sinir sistemini etkileyen bir hastalik. Bu hastaliga yakalanan bir travesti için bu arastirmayi yapma ve sizinle paylasma karari aldim. Kapari çok bilinen adiyla gebere otu nerede ve nasil yetisir. Bakarsiniz bu bitkiyi yetistirmek için kollari sivayan Tokat travestilerine de bir katki saglariz. Tanitim yapmak benim haddime degil ama bu konuda bir nebze olsun katkim olsun istedim.

Yurdumuzda Akdeniz ikliminin hakim oldugu Bati Anadolu illeri basta olmak üzere, Orta Anadolu’da Tokat ve civarinda, Dogu Karadeniz ve Güneydogu illerinde dogal olarak yetisen Gebere otu alimsi yapida, dik ve yatik olarak büyüyen dikenli bir bitkidir. Fosfor, potasyum ve kalsiyumca zengin kalkerli ve killi topraklari seven ve günesten hoslanan bir bitki olmasi nedeniyle, güneye bakan yamaçlarda kendiliginden yetisir ve iyi gelisir. Capparaceae familyasindan olan gebere otunun Capparis spinosa ve C. ovata olmak üzere iki türü mevcuttur. Dogada kendiliginden yetismekte olan gebere otunun üretimi genellikle tohumla olmaktadir. Tohumlar Agustos ve Eylül aylarinda karpuzcuk seklinde olan meyvelerden elde edilir. Karpuzcuklarin içindeki mercimekten küçük olgun kahverengi tohumlar, suyla yikanip güneste kurutulur. Bu tohumlar, ince elekten elenmis esit orandaki yanmis koyun gübresi, orman topragi ve yikanmis dere kumundan olusan harçla hazirlanan fidan yastigina Mart ayi sonunda ekilir. Fidelik, topraktan 10-15 cm yükseklikte düz hazirlanacagi gibi, 15-20 cm mesafeli ve 10 cm derinlikte kariklar açilarak da hazirlanabilir. Karik seklinde hazirlanan fidelikte tohumlar karik sirtina ekilir ve karik içine su verilir. Yabanci ot ve mantari hastaliklardan korunmak için fidelik düzenli olarak süzgeçle sulanmali ve üzeri gerektiginde plastik örtü ile örtülmelidir. Tohumlar normal sartlarda 25-30 günde çimlenir. Çikistan sonra yaz boyunca ot alimi, sulama ve ilaçlama düzenli olarak yapilmalidir. Fideler, sürgünleri kuruduktan sonra toprak seviyesinden Kasim-Aralik ayi içinde kesilip, kalan kisminin üzeri toprakla örtülmelidir. Kapari bitkisi yetistikten sonra söyle güzel bir çay demleyelim ve sifa olmasi dilegiyle içelim afiyet olsun travesti iclal.

Aynalama teknigi

Aramizda bir ortak nokta olmasaydi simdi sizlere bu yaziyi yaziyor olmazdim. Nasil mi diye sorarsaniz buna aynalama teknigi deniliyor yani biriyle aranizda ortak bir nokta bulmussaniz o kisiye karsi içinizde bir yakinlik gelisir.

Aynalama karsimizdaki kisinin hareketlerini, ona belli etmeden taklit etmektir. Bu teknik aradaki bagi birden artirir. Biriyle konusurken, o bacak bacak üstüne atmissa siz de ayni bacagi atin, o kollarini kavusturmussa siz de yapin, tipki aynaya bakar gibi. Ama bunlari belli etmeden yapin ki bilinçaltini etkilesin. Diyelim ki yabanci bir ülkeye geziye gittiniz herkes farkli bir dille konusuyor, gördügünüz hiç kimseyi tanimiyorsunuz. O sirada arkanizda oturan masadaki adamin Türkçe konustugunu duydugunuzda içinizde o kisiye karsi bir sicaklik olusur hatta böyle bir durumda gidip hiç tanimadiginiz o adama sarilmak bile isteyebilirsiniz. Insanlar ortak nokta bulduklari insanlardan hoslanirlar. Hoslandiklari insanlarla da ortak nokta olusturmaya çalisirlar. Benim ortak noktalarim en çok Istanbul travestilerinden Ayça ile olusuyor belki de bu yüzden onu kendimin aynadaki yansimasi gibi görüyorum. Aynalama tekniginin en çok ise yaradigi yerlerden biri de birinin teselli edilmesidir. Üzgün bir yakinimizi gördügümüzde yanina gidip onu teselli etmeye, onun moralini düzeltmeye, enerjisini artirmaya çalisiriz. Ahsen ben bunu çok yaparim nedense etrafimda mutlaka üzgün bir travesti arkadasim her zaman olur. Maalesef dünya bizim üzerimize çok fazla geliyor. Kabul görmek neden bu kadar zor anlamiyorum. O üzgünken yanina enerjik biçimde gidersek bizimle ilgilenmeyecek hatta bizden soguyacaktir. O üzgünken bizim coskulu olmamiz ona güzel gelmeyecektir. Böyle durumlarda o kisinin yanina, mümkün oldugunca ayni ruh halini yansitan hareketlerle gitmeli ve bir bag olusturmaya çalismaliyiz. Konusma devam ettikçe enerjisi yüksek konulara yumusak bir geçis yapmaliyiz. Böyle yaparsak amacimiza çok kolay ulastigimizi görürüz. Bu teknik sayesinde ayrica ikili iliskilerde kimin lider oldugunu da anlayabilirsiniz. Birisiyle bir kafede oturup sohbet ederken yeterince bag kurdugumuzu düsündügünüz bir anda önünüzdeki bir nesnenin yerini degistirin, örnegin bardaginizi oynatin. Karsinizdaki kisi de benzer bir hareket yapiyorsa o konusmanin lideri muhtemelen sizsinizdir. Bu teknigi etrafinizdaki kisilerle deneyebilirsiniz bakalim lider kim çikacak. Saygilarimla travesti Iclal.

Dudaklarimiz göze çarpsin

Dudak dedigimiz seyin önemsiz oldugunu düsünenlerden misiniz? Bence yaniliyorsunuz bir kadinin en çekici yeri dudaklaridir. Mesela Angelia Jolie dudaklarinin güzelligi ile öne çikmis bir star ve hiç kimse onun dudaklarinin çirkin oldugunu söyleyemez. Ama siz de çok kolay yöntemlerle atesli ve dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz. Simdi verecegim malzemeleri bir yere kaydedin,  dogal görünümlü dolgun dudaklariniz olsun. Bir yemek kasigi tuz, yarim yemek kasigi zeytinyagi, yarim yemek kasigi bal, çeyrek yemek kasigi toz tarçin çeyrek yemek kasigi yerine bir çay kasigi da olabilir. Son olarak çay kasiginin dolusu kirmizi toz biber. Toz biber aci olursa caniniz yanar onun için mümkünse tatli toz biber kullanin. Malzemelerin hepsini bir kapta birlestirdikten sonra parmak uçlarinizla dudaklariniza yedirin. Bu bakimi evden çikmadan hemen önce yapin ve ellerinizi iyice yikayin. Ardindan dudaklariniza yogun bir nemlendirici veya bol parlatici sürün. Dudaklari Kartal travestilerinden Hale gibi kendinden dolgun olan travesti arkadaslar bu karisimi kullanmak yerine sadece peeling yapabilirler. Dört yemek kasigi Hindistan cevizi yagi, 2 yemek kasigi esmer seker,  30 damla mandalina öz yagi, 5 damla nane öz yagi. Uygulamak için Hindistan cevizi yagini sicak bir yere koyup biraz eritin. Malzemeyi bir kapta karistirip kavanoza koyun. Bir miktar alip dudaklariniza uygulayin. Dudaklarinizdaki kuru ve ölü cilt hücrelerini temizleyecek mandalina ve nane öz yagi, soyma etkisini arttirir. Islemin ardindan dudaklarinizi yogun bir sekilde nemlendirmeyi ihmal etmeyin. Dudaklarimizin güzelligi ile konusturalim kendimizden degil mi? Zaten ben bir kadinin mutlaka para harcamadan da kendine bakabilecegini düsünürüm. Her sey para degil sonuçta sadece basit malzemeler kullanarak kendisine kozmetik ürünler üreten pek çok travesti birey var. Sadece Anadolu yakasindan degil Avrupa yakasindan da bu konu hakkinda yazmam için çok talep geldi ve bu son yazilarimi dogal kozmetik ürünlerini sizlere anlatmaya ayirdim. Umarim travesti iclal’in buldugu ve bizzat kendi üzerinde denedigi bu karisimlar sizlere de iyi gelir. Tüm çabam bunun için sevgiyle kalin.